Bir Ergen Bebek Büyüyor!

Safranbolu Gezisi

Ergen Bebek annesinin karnında gezmeye başlayınca haliyle gezmelere doymuyordu. Ankara gezimizden sonra sırada Safranbolu gezisi vardı. Ankara’ya gelmişken yakın çevre şehirlerini gezmeye karar vermiştik. Yıllardır resimlerini görüp merak ettiğim Safranbolu’yu hiç hesapta yokken görecek olmanın heyecanı içerisinde yola koyulmuştuk.

Ankara – Safranbolu yolları Bolu yolları ile çok benziyordu. Etrafımız bol kar manzaralarının olduğu, virajlı dönemeçli bir yoldu. Ergen Bebek İstanbul’da çok az kar görebildiği için, gördüğü manzara karşısında çok etkilenmiş, sürekli ‘kar kar!’ diye bağırıyordu.

Safranbolu Gezisi’nde Safranbolu Cam Teras

Ergen Bebek - Safranbolu Gezisi

Safranbolu gezisi diyince aklıma ilk gelen herkesin fotoğraf çektiği meşhur cam teras geldiği için, ilk durağımız burası oldu. Tokatlı Kanyonu’ na 80 metre tepeden bakabileceğiniz, ayağınızın altında 80 metrelik bir yüksekliği görebileceğiniz cam teras görülmeye değer. Terasın genişliği 11 metre olmakla birlikte 75 ton yük taşıma kapasitesine sahip.İlk başlarda korkarak adım attığımız bu yerde, Ergen Bebek koşmak istedikçe korksam da, hayran kaldık buraya.

Bizim en büyük şansımızın sömestr tatilinin bitip, okulların açıldığı güne denk gelmiş olmamız. O kadar sakindi ki rahatlıkla gezebildik ve fotoğraf çekebildik. Orada konuştuğumuz yerliler özel günlerde buranın kalabalık dolayısı ile çok da keyifli olmadığını söylediğinden mutlaka sakin bir zamanda gitmenizi tavsiye ederim.

 

 

Safranbolu Gezisi’nde Tokatlı Kanyonu

Safranbolu gezisinin ikinci durağı olan, Cam Terasın altında kalan bu kanyona merdivenlerden inerek ulaşım sağlıyorsunuz ve nehrin kenarında yaklaşık 9km’lik bir yolu gezerek doğanın tadını çıkartabiliyorsunuz. Bu doğal güzelliği daha da geliştirip, turistlerin dikkatini çekmeye çalışan yetkililer, kanyonun üst noktasına, seyir terasının tam karşısına denk gelen bölüme yapay şelale çalışmaları başlamış. Akşamları özellikle ışıklandırma sistemi ile dikkat çeken bu doğa harikası, kulağınıza gelen şelale sesi ve görüntüsü ile de ayrı bir güzellik oluşturacaktır.

Ergen Bebek ile kanyonu gezmenin hem doğa hem de hava şartları dolayısı ile gezmenin pek mümkün olmayacağını düşündüğümüz için biz seyir terasının olduğu bölümdeki cafe’ de bir yorgunluk kahvesi içip, Safranbolu Merkez’e doğru yolumuza devam ettik.

Safranbolu Evleri

Nedense Safranbolu evlerini görünce aklıma hep Atatürk’ün Selanik’te ziyaret ettiğimiz, doğduğu evi geliyor. Eski evler o kadar güzel, o kadar benzersiz yapıdalar ki, Unesco tarafından koruma altında olmasına şaşırmamak lazım. Safranbolu’nun merkezinden içeri girmemizle birlikte kendimi bir masalın içerisinde gibi hissettim. Herkesin aşık olduğu İstanbul’ da yaşayan biz, ülkemin başka güzelliklerine her seferinde bir kez daha aşık oluyorduk. Çarşının içerisinde gezerken bol bol Safranbolu evleri fotoğrafları çektik bu tarih kokan harika yerde.

Biz Ergen Bebek durmadığı için hemen kendimizi indiğimiz yokuştaki bir köy lokantasına attık. Teyzeler ellerinde oklavaları ile mantıları açıyorken, amcalar ordan oraya servis koşturuyordu. Hemen iştahımız kabardığı için oturuverdik. Mantısına hayran kaldım diyebilirim. Zaten asla karşı koyamadığım bir şey olduğu için ayıla bayıla yedim. Çocuklar için de karşı konulamaz bir seçenek olduğu için, Safranbolu’ da çocuğunuzun aç kalması mümkün değil.

 

Safranbolu Eski Çarşı ve Arasta Sokağı

Birbiri ile iç içe olan bu yerler biraz Eminönü Kapalı Çarşı’ nın açık versiyonu tadında. Hediyelik eşyaların ve Lokumların alınabileceği, tarihi dokuyu buram buram hissedebileceğiniz, her yerin ahşap koktuğu mutlaka görülmesi gereken bir yer. Arasta Sokağı’ nda Arasta Kahvesi’ nde kahvenizi içmeden gelmemenizi öneririm.

Safranbolu Gezisi’nde Ne Yenir, Ne Alınır?

Safranbolu Safran Lokumu :Safranbolu’ dan içeri girdiğiniz andan itibaren her yerde lokumcuları görmeniz mümkün. Safran Lokumu ile turistlerin ilgisini çeken esnaf, ellerinde tepsiler, tabaklar yoldan geçen herkese ikram etmek için resmen birbirleri ile yarışıyorlardı. İmren Lokumları oranın en eski en iyi lokumcularındanmış ancak kapalı olduğu için başka bir yerden almak zorunda kaldık. Mutlaka sizler de yemeden dönmeyin.

Ahşap Hediyelikler :

Aklınıza gelen her türlü şeyin ahşabını yapan esnaf sattıkları ürünlerin kalitesi ile sizi kendilerine hayran bırakabilir. Bizim Ergen Bebek hemen ahşaptan yapılmış bir araba beğendi ve aldık. Mutlaka tüm esnafın fiyatlarına bakıp karşılaştırıp öyle alın. Çünkü biz ilk gördüğümüz yerde 10TL’ye aldığımız bir arabayı birkaç dükkan sonra 5TL’ ye görünce şaşırmadık değil.

Masa Örtüleri :

Her bir dükkanda görebileceğiniz diğer bir hediyelik ise Osmanlı desenleri ile birlikte baskılanmış, üzerinde Safranbolu Hatırası yazan leke tutmayan dertsiz masa örtüleri. Bunların fiyatları ise 10-35TL arasında değişmekte. Kendiniz için de hatıra olarak alınıp saklanabilecek güzel bir alternatif. Alırken pazarlık yapmayı unutmayın.

 

Bizim diğer yolculuğumuz olan Amasra Gezimiz için yola çıkmamız gerektiğinden ancak bu kadarlık bölümü gezebildik. Eminim ki Safranbolu daha uzun uzun gezilip görülmesi gereken bir yerdi ancak biz iki güne üç şehir sığdırmaya çalışan Ergen Bebek’ li ebeveynler olarak artık Amasra’ ya doğru yola çıkmalıydık. Ergen Bebek de uyku saatini yol boyunca geçirip sabah erken kalkmış olmanın yorgunluğunu atmalıydı.

Umarım gidecek olanlar için faydalı bir yazı olmuştur. Sorularınız ve önerileriniz için yorum kısmına yorum yazabilirsiniz.

İyi gezmeler!

Diğer tüm gezilerimiz için tıklayın 

 

 

Bunları da Sevebilirsiniz

Yorum Bırakın

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Bizi Takip Edin

RSS
Follow by Email
Facebook
Facebook
Twitter
Pinterest
Instagram

Bizden haber almak ister misin?

Bu bloga abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.

×